GMK Röportajlar #51: Şadi Akbudak
GMK Röportajlar’ın 51’incisini üyemiz Şadi Akbudak’la gerçekleştirdik. Tasarımda yalınlığı benimseyen ve üretimlerinde tipografinin gücünden faydalandığını belirten Akbudak, çalışmalarını kurucu ortağı olduğu Orbit Design Studio’da sürdürüyor. Tasarımcıyla üretimlerini, değişen dünyada grafik tasarımın önemini ve mesleğin geleceğini konuştuk.
- Yazar Admin, 25.09.2026
GMK Röportajlar dizisinin 51’incisini Şadi Akbudak’a ayırdık. Akbudak, üç yıldır GMK üyesi. Don Quixote işiyle kazandığı GMK En İyi Hareketli Afiş Ödülü (2025) ve Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası işiyle kazandığı GMK En İyi Yazı Karakteri Ödülü (2024) başta olmak üzere, son dönemdeki üretimleriyle birçok ödüle değer görüldü. Tasarımda yalınlığı benimseyen ve tipografinin gücünden faydalandığını belirten tasarımcı, çalışmalarını kurucu ortağı olduğu Orbit Design Studio’da sürdürüyor. Üyemizle profesyonel üretimini, grafik tasarımın iletişimdeki önemini ve yapay zekâyla birlikte mesleğin geleceğini konuştuk.

Grafik tasarımcı olmaya nasıl karar verdiniz? Bize serüveninizden bahseder misiniz?
Aslında grafik tasarımcı olmaya karar verirken beni en çok etkileyen şey minimalizmdi. Tek bir ikonla, bir biçimle ya da sade bir yapıyla çok şey anlatabilme fikri beni heyecanlandırıyordu. Bir konuyu anlatmanın en kısa, en yalın ama aynı zamanda en güçlü yolunu bulmak, kelimeler yerine alternatif bir iletişim dili oluşturmak etkileyici geliyordu. Zamanla bunun yalnızca tek bir görsel ya da ikon üretmekten ibaret olmadığını, bir marka ve onun etrafında bir iletişim dünyası yaratabilmek olduğunu fark ettim. Yarattığınız bir sistemin zaman içinde büyümesi, farklı alanlara taşınması ve kendi dilini oluşturmaya başlaması benim için hâlâ tasarımın en heyecan verici taraflarından biri.
Orbit Design Studio için logo ve kimlik tasarımı, 2025
İletişim tasarımında ilgi duyduğunuz/çalıştığınız spesifik bir alan var mı?
Tipografiyle bir şeyler çözmeyi seviyorum. Herkesin çok iyi bildiği harflerin, farklı karakter ve biçimler üzerinden bambaşka duygular taşıyabilmesi benim için her zaman ilgi çekici oldu. Tipografi de aslında beni etkileyen yalınlık fikrinin önemli bir parçası; bir harfin formunda yapılan küçük bir değişikliğin bile yeni bir anlam, duygu ya da karakter yaratabilmesi, az şeyle çok şey anlatmanın başka bir yolu gibi geliyor. Tanıdık olan bu formları yeniden ele alıp onlardan yeni bir görsel dil üretmek, çalışmalarımın önemli bir bölümünü şekillendiriyor.
Bunu minimalizmle bir araya getirdiğimde ise alan daha da genişliyor. Mümkün olduğunca az müdahaleyle, tipografinin kendi gücünü kullanarak ne kadar farklı ve güçlü bir anlatım kurulabileceği üzerine çalışmayı seviyorum. Bu yüzden işlerimin genel olarak tipografi ağırlıklı olduğunu söyleyebilirim.
Don Quixote oyunu için afiş tasarımı, 2025
Küheylan oyunu için afiş tasarımı, 2023
Sizce bir tasarımcının tasarım anlayışı ile müşterinin beklentileri veya kararları arasında nasıl bir denge olmalı?
Tasarım her şeyden önce bir iletişim dili. Bu nedenle tasarımcının kendi yaklaşımı kadar, müşterinin kime ulaşmak istediğini ve ne söylemek istediğini doğru anlamak da önemli. Ortaya çıkan işin, hedef kitlesiyle doğru ve anlaşılır bir iletişim kurmasını sağlaması gerekiyor. Tasarım yalnızca hedef kitlenin beklentilerine göre şekillendiğinde yaratıcı gücünü kaybedebilir; yalnızca tasarımcının kendi dünyasında anlamlı kaldığında ise okunamayan bir dile dönüşebilir. Bu iki yaklaşımdan biri fazla baskın hâle geldiğinde iletişim eksik kalabilir. Bu nedenle doğru denge, hedef kitlenin anlayabileceği bir iletişim diliyle tasarımcının yaratıcı yaklaşımını aynı noktada buluşturmakla kuruluyor. Tasarım kararlarının da iki tarafı birbirine yaklaştıran bir zeminde şekillenmesi gerekiyor.
Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası için afiş tasarımı, 2024
,
Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası için yazı karakteri tasarımı, 2024
Bugüne dek yaptığınız işler arasında sizin için en önemli olanlar hangileri?
Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası afiş serisi son dönemde öne çıkan işlerden biri. Büyük ve küçük harfleri aynı başlık fontunda (display font) buluşturan bir tipografi sistemi kurduk. Bu yapı, genç sanatçıların büyük işler başarabilmesi fikrini doğrudan tipografi üzerinden anlatıyor.
2021’de Cannes Young Lions Design Türkiye’de birincilik kazanan Akbank Kısa Film Festivali kimliği de benim için değerli işlerden biri. Beş farklı fontun asterisk karakterlerinin birleşmesiyle oluşan amblem ve onun üzerine kurulu grafik sistem, yalın bir tipografik fikirden bütün bir kimlik üretmemizi sağladı. Hem yarışmada birincilik getirmesi hem de bugün hâlâ tasarım yaklaşımımı iyi temsil eden bir iş olması açısından ayrı bir yerde duruyor.

Akbank Kısa Film Festivali için kimlik tasarımı, 2021
Rainbow Hack ise sosyal etkisi nedeniyle farklılaşıyor. Farklı sivil toplum kuruluşlarının kendi dillerindeki mesajlarla aynı açıkhava sistemi içinde bir araya gelmesi, yalın bir fikirden güçlü bir sosyal mesaj çıkmasını sağladı. İşin aldığı geri bildirimleri ve yarattığı etkiyi görmek de projeyi benim için daha anlamlı hâle getirdi.
Rainbow Hack için açıkhava tasarımları, 2022
Bugüne dek sizi en fazla etkileyen tasarımlar hangileri ve neden?
Genellikle tipografinin alışılmadık ve yenilikçi kullanımları dikkatimi çekiyor. Schultzschultz’un işleri bu anlamda merakla takip ettiğim çalışmalar arasında. Harf formunu bozma, yeniden kurma ve tipografiyi doğrudan görsel fikrin kendisine dönüştürme biçimlerini oldukça etkileyici buluyorum. Pentagram ve Nomad’ın Natural History Museum için yaptığı kimlik tasarımı, tipografinin güçlü bir sistem üzerinden bütün markaya yayılması açısından sevdiğim örneklerden biri. Açıkhava tarafında ise Miami’nin sıcağına karşı tipografiyi kullanan Coors Light’ın Chillboards işi favorilerim arasında. Tipografinin yalnızca bir mesaj değil, bir mahallenin serinleme aracına dönüşmesi fikrini çok güçlü buluyorum.
Yaşadığınız şehrin tasarımlarınızı etkilediğini düşünüyor musunuz?
Yaşadığımız şehir ve çevre, tasarım dilini ister istemez etkiliyor. İnsanların her gün ne gördüğü, neye alışık olduğu ve gördüklerini nasıl okuduğu, görsel iletişimin de bir parçası haline geliyor. Farklı coğrafyalarda oluşan tasarım kültürlerinde de bunu görmek mümkün. İskandinav tasarımındaki işlevsellik ve yalınlık; Japon tasarımındaki boşluk ilkesi, sadelik ve malzemeyle kurulan ilişki; Amerikan grafik tasarımında reklamcılık, tüketim kültürü ve kurumsal iletişimin birlikteliğinden doğan güçlü etki… Hepsi birbirinden farklı görsel diller yaratıyor. Bunda kültürün yanı sıra yaşanılan şehirlerin, gündelik hayatın, hatta iklimin bile payı olduğunu düşünüyorum. Tasarım bir iletişim diliyse, içinde bulunduğu çevrenin görme ve anlama biçiminden etkilenmesi de gayet doğal.
Lokal Food & Beverage için logo tasarımı, 2023
Bugüne dek işlerinizde telif sorunlarıyla karşılaştınız mı? Tasarım alanında dikkatinizi çeken ya da öncelikli gördüğünüz benzeri sorunlar nelerdir?
Bugüne kadar bir telif sorunuyla karşılaşmadım. İletişim ihtiyacına özel, özgün bir fikir ve görsel dil üretildiğinde zaten bu tür bir problemle karşılaşılacağını sanmıyorum. Ancak elbette bazen aynı içgörüden beslenen fikirler ya da görsel çözümler ortaya çıkabiliyor. Burada belirleyici olan, o fikri nasıl ele aldığınız ve kendi tasarım diliniz içinde nasıl özgünleştirdiğiniz.
İletişim tasarımı alanındaki güncel işleri takip ediyor musunuz? İlgiyle takip ettiğiniz tasarımcılar/projeler var mı?
Schultzschultz takip ettiğim stüdyolardan biri. Studio Dumbar’ın yaratıcı ve etkileyici çözümleri de dikkatimi çekiyor. Bunun dışında, yaratıcılığın sınırlarının sürekli genişlediği bir alanda her gün yeni bir tasarımcıya, yaklaşıma ya da görsel dile rastlamak mümkün. Ben de bu yenilikleri araştırarak bakış açımı taze tutmaya çalışıyorum.
Schumann | Başar Can Kıvrak, albüm kapağı tasarımı, 2024
Size göre iyi tasarım nedir?
Bir tasarımda benim için en önemli şey, fikrin doğru bir görsel çözüme dönüşmesi ve hedef kitlesiyle güçlü bir iletişim kurabilmesi. Bunu yaparken o tasarım yalnızca işlevsel olmakla kalmamalı; tasarımcının bakış açısını, tarzını ve yaratıcı çözümünü de görünür kılmalı.
Son dönemde üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz var mı?
Son dönemde kültür-sanat alanındaki işlerin yanı sıra farklı ölçekte marka kimlikleri üzerine çalışıyorum. Tipografinin kimliğin ana fikrine dönüştüğü, tek bir görsel çözümden çok yaşayan bir sistem kurduğumuz projeler ağırlıkta.

Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası için afiş tasarımları, 2025
Tasarım dışında uğraştığınız alan(lar) var mı?
Tasarımın dışında da üretmeye devam ediyorum. Modeller ve maketler yapmak, küçük detaylarla uzun süre uğraşmak bana her zaman keyif veriyor. Son dönemde kutu oyunlarına da (board game) ilgi duymaya başladım; yalnızca oyunların stratejik yapısını keşfetmek değil, parçalarını yeniden düşünmek, üretmek ve hatta kendi oyunumu tasarlamak da bu ilginin bir parçası hâline geldi. Tarih ve mimari ise uzun zamandır merak ettiğim alanlar arasında. Özellikle eski yapılarda farklı dönemlerin bıraktığı tasarım izlerini incelemekten hoşlanıyorum.
Ne zamandır GMK üyesisiniz? GMK’nın çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yaklaşık 3 yıldır GMK üyesiyim. GMK’nın özellikle farklı kuşaktan tasarımcıları bir araya getirmesini ve Türkiye’de üretilen işleri görünür kılmasını değerli buluyorum. Sergilerden arşiv çalışmalarına kadar, grafik tasarımın güncel üretimini takip edebildiğimiz ortak bir alan yaratması bence önemli.
Mucize Jazz Band için logo tasarımı, 2019
Mesleğinizin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Mesleğin temelinde yaratıcılık olduğu sürece grafik tasarıma her zaman ihtiyaç olacağını düşünüyorum. Grafik tasarımın özü, yalnızca estetik bir şey üretmek değil; iletişimin yaratıcı yolunu bulmaktır. Mecralar ve yöntemler değişebilir ama yeni anlatım biçimlerine duyulan ihtiyaç değişmiyor.
Günümüzde teknolojinin grafik tasarıma etkileri üzerine ne düşünüyorsunuz?
Teknoloji bugün tasarımcının araç setini ciddi biçimde genişletiyor. Eskiden uzun zaman alan üretim süreçlerini hızlandıran ve yeni hareket alanları açan araçlar var. Ama bu, tasarımcının el emeğinin, yani işin craft tarafının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, o detaycılığı ve tasarımcının bakışını günümüz teknolojisiyle doğru şekilde bir araya getirdiğimizde çok daha güçlü sonuçlar elde ediliyor.

Smash Smash Burger için logo ve ambalaj tasarımı, 2026
Grafik tasarımın toplum üzerindeki etkisi ve tasarımcının sorumlulukları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Grafik tasarım günlük hayatın içinde sürekli karşılaştığımız bir iletişim biçimi. Bu nedenle insanlarla nasıl konuştuğumuz kadar, ne söylediğimiz de önemli. Tasarımcının burada yalnızca dikkat çekici bir görsel üretmekten değil, kurduğu iletişimin nasıl karşılık bulacağını düşünmekten de sorumlu olduğunu düşünüyorum. Özellikle toplumsal bir konuya dokunan işlerde, yaratıcı fikrin yanında, kullanılan dilin ve yaratacağı etkinin de aynı özenle ele alınması gerekiyor.
Bugünkü siz, mesleğinin henüz başındaki size ne söyler?
Her şeyi en başından doğru yapmak zorunda değilsin. Kendi dilini bulmak biraz da denemek, yanılmak ve neyi yapmak istemediğini keşfetmekle oluyor.