GMK Röportajlar #48: Amir Jamshidi
GMK Röportajlar’ın 48’incisini üyemiz Amir Jamshidi’ye ayırdık. Ağırlıklı olarak sergi kimliği, afiş ve yayın tasarımı üzerine çalışan Jamshidi’yle İran’dan Türkiye’ye uzanan grafik serüvenini, profesyonel çalışmalarını ve yapay zekâ sonrası mesleğin geleceğini konuştuk.
- Yazar 61f10a7123e84, 23.05.2026
GMK Röportajlar dizisinin 48’inci konuğu Amir Jamshidi. 2021’den bu yana GMK üyesi olan tasarımcı, 42. Grafik Tasarım Sergisi’nde İki Güneş Altında işiyle En İyi Hareketli Afiş, geçtiğimiz yıl düzenlenen sergide ise Ehlikeyif işiyle En İyi Afiş ödülünü kazandı. Jamshidi, ağırlıklı olarak sergi kimliği, afiş ve yayın tasarımı üzerine çalışıyor. Küresel ölçekte giderek tek tipleşen tasarım diline mesafeli durduğunu ifade eden tasarımcıya göre tasarım, yerel ve gündelik olana yaklaştıkça özgünleşme imkânı buluyor. Jamshidi’yle İran’dan Türkiye’ye uzanan serüvenini, profesyonel çalışmalarını, özel projelerini ve yapay zekâ sonrası mesleğin geleceğini konuştuk.*

Grafik tasarımcı olmaya nasıl karar verdiniz? Bize serüveninizden bahseder misiniz?
Lise ve üniversitenin ilk yılları İran’da geçti. Lise üçüncü sınıftayken karar alıp güzel sanatlar lisesine geçtim. Orada beni en çok çeken alanın grafik tasarım olduğunu fark ettim ve üniversitede bu bölüme yöneldim. Çocukluğumdan beri hayranlıkla incelediğim yayınlar ve gazetelerle kurduğum ilişki de bunda etkili oldu. Grafik tasarımı, hem gündelik hayatla doğrudan temas eden hem de teknolojinin etkisiyle sürekli dönüşen, dinamik bir disiplin olarak görüyordum.Ancak üniversiteden üçüncü sınıfta ayrılmak durumunda kaldım. 2007 yılında Türkiye’ye taşındıktan sonra eğitimimi Ankara’da, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nde tamamladım.

Ehlikeyif, sergi iletişim ve kitap tasarımı, Odunpazarı Modern Müze (OMM), 2024

İletişim tasarımında ilgi duyduğunuz/çalıştığınız spesifik bir alan var mı?
Hem üretim biçimimle hem de tasarım yaklaşımımla daha uyumlu olduğunu düşündüğüm için zamanla kültür-sanat alanına yöneldim. Bugün ağırlıklı olarak sergi kimlikleri, afiş ve yayın tasarımı üzerine çalışıyorum. Bu alanın benim için en besleyici tarafı, her projenin kendi dünyası olması ve ilhamını beraberinde getirmesi.

Halil Altındere, Anayurt, afiş tasarımı, Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi, 2024

Sizce bir tasarımcının tasarım anlayışı ile müşterinin beklentileri veya kararları arasında nasıl bir denge olmalı?
Özgün bir çalışma arayışında olan bir müşteri, tasarımcı için oldukça kıymetli. Bir sanatçı, nasıl bir koleksiyoner veya kurumun siparişi üzerine iş üretebiliyorsa, bir tasarımcı için de sipariş ilişkisi aynı anlama geliyor. Burada müşterinin, tasarımcısını doğru seçmesi gerektiği kadar, tasarımcının da müşterisini seçmesi gerekiyor. Yayınlanmayan ya da yoğun müdahalelerle tasarımcının yaklaşımından uzaklaşan bir iş, bazen bir ressamın hazırladığı serginin, tercih ettiği biçimde sergilenmemesi gibi ağır bir duygu yaratabiliyor. Bu sebeple tasarımcıların hem seçici davranması hem de müşterilerini kendi tasarım yaklaşımları konusunda en baştan doğru şekilde bilgilendirmesi gerektiğini düşünüyorum.

Barajdan Sızanlar, sergi iletişim tasarımı, Salt, 2026

Bugüne dek yaptığınız işler arasında sizin için en önemli olanlar hangileri?
Ankara’da 2010-2014 yıllarında Ğ ve Torun gibi kolektiflerle gerçekleştirdiğimiz çalışmaların benim için özel bir yeri var. O dönem hem kendi tasarım dilimi tanımam hem de göç ettiğim ülkenin gündelik yaşamını gözlemlemem açısından oldukça belirleyiciydi. Aynı şekilde, 2016-2022 yıllarında Studio Pul çatısı altında yetenekli tasarımcılarla birlikte ürettiğimiz işler de benim için ayrı bir öneme sahip. Birlikte düşünme ve kolektif üretim pratiğiyle, bunun beni en çok besleyen dönemlerden biri olduğunu düşünüyorum.

Torun, afiş tasarımları, 2013-14

Ğ, logo tasarımı, 2011
Bugüne dek sizi en fazla etkileyen tasarım hangisi ve neden?
Ghobad Shiva ve Reza Abedini gibi tasarımcıların afişleri beni en çok etkileyen işler arasında diyebilirim. Üniversitenin ilk yıllarında, Tahran’ın gri ve tekdüze bir propaganda dilinin hâkim olduğu sokaklarında karşılaştığım bu afişler, başka dünyaya açılan bir
portal gibiydi adeta. İzleyiciyle kurdukları ilişki, grafik tasarımın yalnızca bir duyuru veya pazarlama aracı olmadığını bana derinden hissettirmişti.

Vorras, afiş tasarımı, 2017
Yaşadığınız şehrin tasarımlarınızı etkilediğini düşünüyor musunuz?
Evet, kesinlikle etkilediğini düşünüyorum. Benim açımdan tasarım, yerel ve gündelik olandaki hikâyelere yaklaştıkça özgünleşme imkânı buluyor. Burada özgün olanlar, kendi bağlamı ve kimliği olan üretimler. Özellikle küresel ölçekte giderek tek tipleşen tasarım diline mesafeli duruyorum. Ticari kaygıların dayattığı ölçütler zamanla tasarımları birbirine benzer ve standart hâle getirdiğini düşünüyorum. Bu durum sadece grafik tasarımda değil, mimariden moda ve endüstriyel tasarıma kadar birçok alanda, küresel “niteliksiz üretim, azami kâr” düzeninde kendini gösteriyor.

Sahibinden Kiralık, afiş tasarımı, Biriken, 2019
Bugüne dek işlerinizde telif sorunlarıyla karşılaştınız mı? Tasarım alanında dikkatinizi çeken ya da öncelikli gördüğünüz benzeri sorunlar nelerdir?
Telif ve işin ticari tarafında çok iyi olduğumu söyleyemem. Benim açımdan bir tasarım dolaşımda olduğu sürece tasarımcısı mutlu olur, bu sebeple maddi zararından ziyade tasarımın değiştirilerek kullanılması daha belirleyici bir telif sorunu benim açımdan. Bu tür durumların önüne geçebilmek için, özellikle bağımsız çalışan tasarımcılar için, işin en başında sözleşmeli ve çerçevesi net tanımlanmış bir çalışma yürütmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu hem işin korunması hem de taraflar arası ilişkilerin daha sağlıklı yürümesi açısından kritik bir konu.

Ferahfeza, sergi iletişim tasarımı, OMM, 2025
İletişim tasarımı alanındaki güncel işleri takip ediyor musunuz? İlgiyle takip ettiğiniz tasarımcılar/projeler var mı?
Evet, takip ettiğim ve beğendiğim çok fazla proje ve tasarımcı var. Son zamanlarda en çok heyecanlandığım projeler, farklı alfabe ve yazı geleneklerini, farklı kültürel zenginlikleri çağdaş tasarım diliyle yorumlayabilen işler oluyor. Bu minvalde son dönemde en çok ilgimi çeken projelerden biri Bilge Emir’in Anadil Dergisi diyebilirim.

Ateş Alpar, İmkân ve ihtimal, afiş tasarımı, Depo, 2025
Size göre iyi tasarım nedir?
Grafik tasarım yerine getirdiği görevin yanı sıra muhatabını da beklenmedik bir yerden beslemeli bence. İyi tasarım çoğu zaman kolay anlaşılan değil, bazen konunun gereği olarak tam anlamıyla çözülemeyen, hızlı tüketilemeyen olandır. Bunu tam ifade edebildim mi emin değilim ama kesin söyleyebilirim: İyi tasarım hedef kitlesini besler, motive eder, hatta mutlu eder. Hayatın keskin gerçekleri arasına yeni heyecanlar aşılar.

Vahap Avşar 2011-2024, kitap ve afiş tasarımı (Aslı Kaplan ile), 2024

Son dönemde üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz var mı?
Boş zamanlarımda fırsat buldukça kişisel projeler ve deneysel araştırmalar yapıyorum. Bunlar bazen henüz almadığım bir siparişin başlangıç noktası olarak bilgisayar belleğinde bekliyor, bazen de kişisel çalışmalar olarak yayımlanacak bir alan buluyorlar.

Özgür Filistin, özel proje, 2025
Tasarım dışında uğraştığınız alan(lar) var mı?
Kültür-sanatın bütün alanlarında oldukça aç bir izleyici ve tüketici olduğumu söyleyebilirim. Tarih ve arkeoloji de bir o kadar ilgimi çekiyor.

Takımyıldızları, afiş tasarımı, G-art, 2026
Ne zamandır GMK üyesisiniz? GMK’nın çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’ye taşındığım ilk yıllardan beri GMK’yı takip ediyorum. Bu yıllar boyunca birçok etkinlik ve workshop’tan haberdar oldum. Grafik Tasarım Sergilerinde burada üreten tasarımcıların çalışmalarını inceleme fırsatı buldum. 2021 yılında Onur Gökalp’in takibiyle tüzük değişti ve burada faaliyet gösteren yabancı uyruklu tasarımcıların da üye olabilmesi mümkün hâle geldi. O yıl itibarıyla ben de GMK üyesi oldum.

Geçit, afiş tasarımı, Eldem Sanat Alanı, 2019
Mesleğinizin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu konuda karamsar değilim. Dijital baskı teknolojileri son yıllarda zirveye ulaştıysa ve biz tasarımcılar için matbuat bir özlem konusu olsa da dijital mecralar gelişim sürecini hâlâ sürdürüyor. Nasıl ki 80’li yılların başında ilk masaüstü yayıncılık kodlama bilgisi gerektiriyorduysa, benzer şekilde web tasarımı da bu engellerle bugüne geldi. 2020 yılı sonrası bir tasarımcının kolaylıkla bir web sayfası tasarlayıp yazılım bilgisine ihtiyaç duymadan özgün tasarımını hayata geçirebilmesi beni oldukça heyecanlandırıyor. Yapay zekâyı bir araç olarak ele alındığında, tasarımcının edinmesi uzun zaman alan bilgi ve yöntemlere erişimini hızlandırabilir. Özellikle Claude gibi araçlar, vektörel üretim ve kodla bütünleşen tasarım süreçlerinde hızla gelişiyor. Ayrıca ihtimaller silsilesi içinde kaybolmayı seven müşterilerimi, tasarımın bir deneme-yanılma alanı olmadığını hatırlatarak görsel üretim için bu tür araçlara yönlendiriyorum.
Artists Making Music, afiş ve jenerik tasarımı (Berk Çakmakçı ve Tunahan Pehlivan ile), 2021
Günün Sonunda, sergi iletişim tasarımı (Berk Çakmakçı, Tunahan Pehlivan ve Şiir Biçer ile), OMM, 2020
Günümüzde teknolojinin grafik tasarıma etkileri üzerine ne düşünüyorsunuz?
Önceki soruda sanırım bu soruya da cevap vermiş oldum. Kısa bir ek yapmam gerekirse: Grafik tasarım ve insanın ilk alet edevatı bulması benim açımdan eşzamanlı bir tarihe sahip. O bıçak veya çekiç nasıl avlanmak için büyük bir kolaylaştırıcı olduysa, mağara duvarlarında iz bırakan kömür çubukları da iletişim tasarımının temellerini attı. Geçmişten günümüze iletişim teknolojiyle paralel ilerliyor. Yazı sistemleri bile onları yazan tekniklerle paralel şekillendi. Bu sebepten her yeni düzen bana geçmiş özlemi vermek yerine yepyeni ufuklar açıyor.

İki Güneş Altında, sergi iletişim tasarımı, OMM, 2024
Grafik tasarımın toplum üzerindeki etkisi ve tasarımcının sorumlulukları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Grafik tasarım, doğru kullanıldığı zaman toplumun gelişmesiyle birebir ilişkili bence. Kapitalizmin tekdüzeleşmiş propaganda ve reklam dili, kitleleri manipüle etmede ve yozlaşmış bir tüketim toplumu yaratmada etkili bir araç. Ancak her tasarımcı hedef kitlesini uyutma ya da uyandırma yetisine sahip. Tasarımcının en büyük sorumluluğu, bu sınırı fark edebilmesi; tasarımıyla neye katkı sağladığını ve neye hizmet ettiğini ölçebilmesi. Özgün tasarım, bana göre her zaman bir mücadeleyi temsil eder. Aynılaşana ve dikte edilene karşı kendi kimliğini oluşturan tasarımcı da bu mücadelenin önemli bir aktörü.

Buradayız Ayaktayız, afiş tasarımı, Sinematek Sinema Evi, 2023

Alaka dairedeki ayrı noktalardır, afiş tasarımı, İmalathane, 2026
Bugünkü siz, mesleğinin henüz başındaki size ne söyler?
Verdiğin kararlar seni çok yoracak olsa da alacağın haz hepsine değecek. Öğrenmeye, üretmeye devam.
*Röportaj: Aycan Erarslan (GMK Üyesi)