GMK Röportajlar #45: Eda Gündüz

GMK Röportajlar’ın 45’incisini, 2024 Eczacıbaşı Yılın Genç Grafik Tasarımcısı Ödülü’nün alan ve 44. Grafik Tasarım Sergisi’nin de kimlik tasarımını üstlenen Eda Gündüz’e ayırdık.

  • Yazar Admin, 22.01.2026

GMK Röportajlar’ın 45’incisini Eda Gündüz’e ayırdık. 2024’te Eczacıbaşı Yılın Genç Grafik Tasarımcısı Ödülü’nü kazanan Gündüz, 9 Ocak’ta sona eren 44. Grafik Tasarım Sergisi’nin de kimlik tasarımını üstlendi. Kendi stüdyosu Studio These Days’i bir deneme alanı olarak konumlandıran üyemize, güzel sanatlar lisesinden grafik tasarıma uzanan kişisel yolculuğunu sorduk. Gündüz'le tasarımı sabit tanımlar yerine değişim ve merak üzerinden kuran yaklaşımı, öğretici bir zemin olarak gördüğü müşteri–tasarımcı ilişkisi, estetikten çok anlam ve bağlam üzerinden tarif ettiği iyi tasarım ve mesleğin hem bugünü hem de geleceği üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.*

 

eda_gunduz_cover.jpg (5.10 MB)


Grafik tasarımcı olmaya nasıl karar verdiniz? Bize serüveninizden bahseder misiniz?
Aslında beni keşfeden ilk kişi ablam oldu diyebilirim. Liseye hazırlık döneminde beni güzel sanatlar lisesiyle tanıştırdı. Hiç haberimin olmadığı yeni bir dünyaydı bu. Hatırlıyorum, yeni kalemler, 35x50 cm kâğıtlar ve güzel sanatlara hazırlık kitabı almıştık. Oradaki çizimleri taklit ede ede kendimi geliştirdim ve Tekirdağ Güzel Sanatlar Lisesi’ni kazandım. İstanbul’u hiç denemedim. Ailem İstanbul’dan taşınmak istediği için en yakın seçenek Tekirdağ olmuştu. Benim hayatımı değiştiren en büyük kırılım burası oldu. Diğer liselere göre çok farklıydı benim için. Düşünsenize yan odada yan flüt dersi, alt katta piyano dersi varken saatlerce resim çizdiğiniz, derste sanat konuştuğunuz, heykel dersinden çıkıp linol baskı dersine girdiğiniz ve bunun eğitiminizin bir parçası olduğu bir dünya... Çok güzel zamanlardı, hayal gibi geliyor bazen. Resim bölümünün yanı sıra süreç içinde farklı bölümlerin varlığını da öğrendim. Burası kocaman bir dünyaydı ve resim çizmekten ibaret değildi.


eda_gunduz-34.jpg (3.03 MB)

eda_gunduz-35.jpg (2.32 MB)

The Good Wild x Studio These Days, afiş tasarımı, 2024

 

Sebebini tam hatırlamıyorum ancak başta Endüstriyel Tasarım okumak istedim, içeriğine dair çok fikrim yoktu. Hedefim her zaman Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi oldu. Ya en iyisi olacaktı ya da olmayacaktı. Ama ilk yıl Mimar Sinan’ı kazanamadım. Hatta sınav oldukça zordu. Çizimden kaynaklı değil ama kapıda 500-600 kişiyle birlikte bir alana giriyorsunuz. Çoğu İstanbul’daki resim kurslarında eğitim almış, sadece bu okulu kazanmak üzerine çalışmış insanlar... Oldukça stresli bir sınavdı. İlk yıl istediğim bölümü kazanamadım. İyi ki de kazanamamışım. Bir yıl ara verdiğim süreçte, hayatımı değiştiren ikinci bir kişi sayesinde grafik tasarımla tanıştım. Sevdiğim, ilgi duyduğum her şeyin karşılığının grafik tasarım olduğunu anladım. Hayatımın mesleki anlamdaki ikinci kırılımı burada oldu. Bu sefer daha grafik tasarım odaklı çalıştım. Etrafımızdaki her şeyin aslında grafik tasarımla iç içe olduğunu öğrendim: bir tipografi, afiş, kitap, ambalaj, tabela... Herkesin ve her şeyin bir şekilde bu alana dokunması gerekiyordu. Bu da benim için oldukça heyecan vericiydi. Keşfedilmeyi bekleyen kocaman bir alan demekti.

eda_gunduz-31.jpg (1.48 MB)

eda_gunduz-32.jpg (2.01 MB)

eda_gunduz-33.jpg (2.94 MB)

The Good Wild, ambalaj tasarımı, 2022


İletişim tasarımında ilgi duyduğunuz/çalıştığınız spesifik bir alan var mı?
Kendimi ve kurucusu olduğum Studio These Days’i hiç bu şekilde konumlandırmadım, kısıtlamadım. Her şeyi deneyebilir ve en çok sevdiğim şeyi bulabilirim diye düşündüm. Studio These Days’in ismi de biraz bu bakış açımdan geliyor: “Bugünlerde neyi tasarlamak ve üretmek istiyorsam ona odaklanmak istiyorum” düşüncesi... Bu yapı, değişime ve dönüşüme her zaman açık. Çünkü süreç içinde en çok sevdiğim şeylerin de değişebileceğini bizzat gördüm. O yüzden “sadece kurumsal kimlik tasarımı yaparım” gibi bir cümlem hiçbir zaman olmuyor. İnsanlar değişebilir, buna paralel olarak keyif aldıkları şeyler de değişebilir. Tasarım bana her zaman tanımlı bir alan üzerinde, eldeki malzemelerle çözüm üretmek gibi geliyor. Elbette büyük ölçüde keyif aldığım alanlar var. Örneğin editoryal tasarım yaparken saatlerce odağımı koruyarak çalışabiliyorum. Bir ambalaj tasarımı yaparken de benzer bir odağı ve keyfi yakalayabiliyorum. Kurumsal kimlik tasarımı yapmak da büyük keyif veriyor, prodüksiyon ve fotoğraf çekimi süreçleri içerisinde bulunmak da aynı şekilde... Son dönemde ürün tasarımı da dikkatimi çekmeye başladı. Yeterli teknik donanım ve kendini geliştirme kaygısıyla her şeyin yapılabileceğini düşünüyorum.


eda_gunduz-18.jpg (303 KB)

eda_gunduz-19.jpg (1.36 MB)

Biletiva, logo ve kurumsal kimlik tasarımı, 2024

 

Sizce bir tasarımcının tasarım anlayışı ile müşterinin beklentileri veya kararları arasında nasıl bir denge olmalı?
Öğretici. Bunu şöyle açmak isterim: Müşteri ya da marka, size çoğu zaman bir düşünceyle geliyor. Gelecekte ulaşmak istediği bir noktayı hedefliyorlar, ancak genellikle ya içinden çıkamadıkları bir problemleri oluyor ya da bu konuda daha bilgili birinin yönlendirmesine, bakış açısına ihtiyaç duyuluyor. En ideal senaryoda, tasarım anlayışına inandıkları ve güvendikleri bir tasarımcıyla yola çıkıyorlar.
Tasarımcıyı da eğitimini almış, jargona hâkim, nitelikli işler üreten ve iletişimi kuvvetli bir kişi olarak ele alırsak, onun müşterinin brifini en başta doğru sorularla şekillendirmesi gerektiğine inanıyorum. Tüm işin en kritik noktası tam olarak bu aşama: Beklentiyi doğru anlamak ve buna nasıl karşılık verebileceğini öngörebilmek. Çünkü sorulan sorular, brif içerisindeki çelişkileri veya açıkları erkenden ortaya çıkarabiliyor. Doğru bir brif süreci, bazı kuralların ve sınırların kendiliğinden oluşmasını sağlıyor. Bu da tasarımcıyı doğru sonuca ulaştıran en önemli etmen hâline geliyor. Doğru sorular sorduğunuzda, işe sağlam bir zeminle başlayabiliyorsunuz. Geriye dönük baktığınızda da elinizde başlangıç noktasını net bir şekilde görebildiğiniz bir süreç oluyor. Eğer yaptığınız tasarımı öğretici ve açıklayıcı bir tonda kalıp doğru şekilde anlatabilirseniz, süreç sizi zaten dengeli, güvenilir ve sağlıklı bir iletişime götürüyor.


eda_gunduz-06.jpg (858 KB)

eda_gunduz-07.jpg (922 KB)

eda_gunduz-08.jpg (1.50 MB)

eda_gunduz-09.jpg (1.69 MB)

eda_gunduz-10.jpg (1.27 MB)

Object Or Not Object, logo ve kurumsal kimlik tasarımı, 2025

 

Bugüne dek yaptığınız işler arasında sizin için en önemli olanlar hangileri?
Temelde hepsi. Önemli olmadığını düşündüğüm bir işim olmadı; sadece bağlamları farklı diyebilirim. Zaman zaman bazı projeler portfolyonuz için önemli bir değer taşırken, bazıları finansal sürdürülebilirliğinizi sağlıyor, bazılarından ise sadece saf, tanımlanamaz bir keyif alıyorsunuz. Hepsinin farklı bir öğretisi oluyor ve baktığınız perspektife göre önemi değişiyor. Bu yüzden tek bir işi “en önemlisi” diye ayırmakta zorlanıyorum. Bunun yerine soruyu "En keyif aldığınız projeler hangileri?” şeklinde güncellersek, sanırım son dönemde Mörç ve Object Or Not Object diyebilirim. İkisi de ortağı olduğum markalar. Mörç’ü Taner Turna, Object Or Not Object’i ise Ozan Gür ile hayata geçirdik. Kendi kendimin müşterisi olma durumunu çok seviyorum, çünkü bu süreç insana ayrı bir özgürlük alanı sağlıyor. Revizyonlar dış etkenlerden ziyade, tamamen tasarım odaklı kaygılarla şekilleniyor. Süreç içerisinde bu projelere çok daha fazla vakit ayırmayı planlıyorum.


eda_gunduz-01.jpg (423 KB)

eda_gunduz-02.jpg (678 KB)

eda_gunduz-03.jpg (534 KB)

eda_gunduz-04.jpg (781 KB)

eda_gunduz-05.jpg (1.02 MB)

Mörç, logo ve kurumsal kimlik tasarımı, 2023


Bugüne dek sizi en fazla etkileyen tasarım hangisi ve neden?
Etkilenme sürecini sanıyorum artık daha kısa süreli yaşıyorum. Çok hızlı tükettiğimiz bir dönemdeyiz, gördüğümüz her şeyin hemen ardından yeni bir görselle karşılaşıyoruz. Bir tasarımın etkisinde uzun süre kalma duygusunu bir süre önce yitirmiş olabilirim. Evet, etkileniyorum ancak dönüp baktığımda her zaman aynı etkiyi yakalamayabiliyorum. Yine de lise dönemimden şöyle bir anı hatırlıyorum: Yurdaer Altıntaş’ın 21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı’ndaki Grafik Tasarım Sergisi afişinden çok etkilenmiş ve onu duvarıma asmıştım. Uzunca bir süre etkisinde kaldığımı hatırlıyorum. Yakın zamanda ise beni en çok etkileyen iş Martin Lorenz’in Flexible Visual Systems kitabı oldu. Hâlâ ara ara bakarım.


eda_gunduz-11.jpg (694 KB)

eda_gunduz-12.jpg (1.60 MB)

eda_gunduz-13.jpg (989 KB)

eda_gunduz-14.jpg (1.34 MB)

Root, iskambil seti tasarımı, 2024-2025


eda_gunduz-15.jpg (1.29 MB)

eda_gunduz-16.jpg (1.73 MB)

Root, jenga seti tasarımı, 2024-2025

eda_gunduz-17.jpg (1.30 MB)

Root, tavla seti tasarımı, 2024-2025


Yaşadığınız şehrin tasarımlarınızı etkilediğini düşünüyor musunuz?
Mutlaka. İşimiz görsel üretim olduğu için gözümüzün değdiği her şey tasarımımızı da etkileyebiliyor. Ekranın ötesindeki gerçek dünya, özellikle işin fikir aşamasında inanılmaz yön verici. Çünkü tasarlanan her ürünün bir izleyicisi var. Bu da sizi ister istemez seçtiğiniz renklerin kültürle bağını, yazı karakterinizin neyi temsil ettiğini, genel olarak o işin izleyiciyle nasıl bir bağ kurduğunu düşünmeye itiyor ve bir etkiye dönüşüyor.
 
Bugüne dek işlerinizde telif sorunlarıyla karşılaştınız mı? Tasarım alanında dikkatinizi çeken ya da öncelikli gördüğünüz benzeri sorunlar nelerdir?
Bence bu alanda oldukça fazla problem var, ancak bunları pek konuşmuyoruz. Konuşmadığımızda sorunların kendiliğinden çözüldüğünü düşünüyoruz ya da belki de konuşmaya gerek görmüyoruz. Marka veya tasarımcı fark etmeksizin günümüzde herkes kusursuz, sorunsuz ve “problemsiz” görünmek istiyor.


eda_gunduz-26.jpg (1.28 MB)

Mörç - TDK Tuesdays, afiş tasarımı, 2025


İletişim tasarımı alanındaki güncel işleri takip ediyor musunuz? İlgiyle takip ettiğiniz tasarımcılar/projeler var mı?

Experimental Jetset, Vincent Schwenk, Folch Studio, Studio Blackburn, Studio Dumbar ve Schultzschultz gibi oluşumların işlerini takip etmeyi seviyorum. Bunun yanı sıra, kreatif dünyalarını severek takip ettiğim markalar da var: Jacquemus, Cose, Dior ve Chanel gibi... Kişiler ve ajanslar kadar, arkalarında yine yaratıcı ekip ve vizyoner kişileri barındıran markaların da ilham verici olduğunu düşünüyorum. Ayrıca The Brand Identity, Counter Print, Contemporary Type ve Dieline’ı da ilgiyle takip ediyorum.


eda_gunduz-24.jpg (2.09 MB)

Islandman, afiş tasarımı, 2023



Size göre iyi tasarım nedir?
Tabii her şeyi kendi bağlamında değerlendirmek gerekir, ancak ben iyi tasarımı sadece göze hoş gelen bir görsellik olarak görmüyorum. Elbette estetik, tasarımın temel kaygılarından biri olabilir, fakat asıl önemli olan, o estetik duruşun arkasında bir derdin, bir amacın bulunmasıdır. Estetiği bir araç gibi kullanarak işin değerini yukarı taşımayı ve bir şeyleri gerçekten iyileştirme gayesiyle tasarlamayı önemsiyorum. Benim için iyi tasarım, “Bakın ne kadar güzel oldu” demekten ziyade, “Bu işi nasıl daha iyi/anlamlı hâle getirebiliriz?” sorusuna yanıt verebilen tasarımdır.

eda_gunduz-27.jpg (933 KB)

Daire, intro tasarımı, 2024


 

Son dönemde üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz var mı?
Evet var. Proje isimlerini gizlilik gereği paylaşamasam da şu ara heyecan verici şeyler üzerinde çalışıyoruz.

Tasarım dışında uğraştığınız alan(lar) var mı?
Fırsat buldukça tenis oynuyorum, yemek yapıyorum ve uzun yolculuklara çıkıyorum. Bir nevi kendimi arıyorum diyebilirim. Görmediğim yerlere gidiyor; denemediğim, duygusunu henüz bilmediğim yeni şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Şu sıralar bunlara ek olarak, dört yaşındaki yeğenim Marcel ile oyun oynamak var gündemimde. Onun gördüğü dünya bizimkinden çok daha güzel. Birlikte vakit geçirirken kendimizden geçiyoruz.


eda_gunduz-22.jpg (1.16 MB)

eda_gunduz-23.jpg (1.46 MB)

Duende, afiş tasarımı, 2023


Ne zamandır GMK üyesisiniz? GMK’nın çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Tam yılını bilmemekle birlikte uzunca bir süredir. Açıkçası bu alanı sahiplendikleri ve istikrarlı bir şekilde devam ettirdikleri için taktir edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
 
Mesleğinizin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Aslında çok heyecan verici bir noktaya evriliyoruz. Öncesinde bir tasarımcının en büyük mahareti el işçiliği ile teknik bilgisiydi, ancak şimdi “nasıl yapılır?” kısmını yavaş yavaş teknolojiye devrediyoruz. Gelecekte tasarımcı, sadece görseli oluşturan kişi değil, o görselin neden var olması gerektiğini kurgulayan bir “stratejist” veya “anlam küratörü” olacak. Yani araçlar ne kadar otonomlaşırsa, en başta savunduğum "amacı ve estetiği buluşturma” yeteneğimiz o kadar kıymetli hâle gelecek. Kısacası tasarım, teknikten ziyade fikre, uygulamadan ziyade zihne doğru evriliyor.


eda_gunduz-21.jpg (3.64 MB)

44. Grafik Tasarım Sergisi, afiş tasarımı, 2025


Günümüzde teknolojinin grafik tasarıma etkileri üzerine ne düşünüyorsunuz?

Teknoloji tasarımı çok demokratikleştirdi, artık herkesin elinde çok güçlü araçlar ve uygulamalar var. Ama bu noktada da “anlam ve bağlam” meselesi bence çok daha kritik bir hâle geldi. Geldiğimiz noktada artık herkes görsel üretebilir, ancak herkes o görselle bir değer yaratamaz diye düşünüyorum. Teknolojiyi daha çok teknik bariyerleri ortadan kaldıran bir özgürlük alanı olarak görüyorum. Teknoloji “Nasıl yaparım?”derdinden kurtarıp “Neden yapıyorum?” sorusuna odaklanmamızı sağlayabilir.


eda_gunduz-28.jpg (827 KB)

eda_gunduz-29.jpg (687 KB)

eda_gunduz-30.jpg (517 KB)

Kuest, logo ve kurumsal kimlik tasarımı, 2022


Grafik tasarımın toplum üzerindeki etkisi ve tasarımcının sorumlulukları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Renk seçimlerimizle, kullandığımız tipografiyle veya kompozisyon kararlarımızla aslında bir kültür inşa ediyoruz. Dolayısıyla bir tasarımcı olarak sadece bir markaya ya da bir müşteriye karşı değil, o tasarımı görecek, onunla etkileşime girecek olan her bireye karşı sorumluyuz. Tasarladığımız her şey zamanla toplumsal bir hafızaya dönüşüyor. Tasarımın sadece estetik bir formdan ibaret kalmamasını sağlamak, onu hayatımızı daha iyiye götüren bir değere dönüştürmek bizim asıl işimiz. Oturamadığınız ve asla oturamayacağınız bir sandalye tasarladığınızı düşünün, üzerine oturamadığınız sürece ona “sandalye” demek ne kadar mantıklı olur? İsterseniz ona yine de sandalye diyebilirsiniz tabii… 
 
Bugünkü siz, mesleğinin henüz başındaki size ne söyler?
Tasarım dışında da gerçekten keyif alabileceğin alışkanlıklar edin ve onlara sarıl derdim. 

 

*Röp. Aycan Erarslan (GMK Üyesi)